Postal 2 Oyun İncelemesi

Monster Notebook  7 Ocak 2026

Oyun

Oyun dünyasında “tartışmalı” kelimesiyle anılan pek çok yapım var ancak hiçbiri Postal 2’nin yarattığı sansasyonun yanına yaklaşamaz. Piyasaya sürüldüğü günden itibaren hem eleştirmenlerin sert hedefi haline geliyor hem de cesur tavrı sayesinde dünya çapında devasa hayran kitlesi ediniyor.

Postal 2 sınırları zorlayan mizah anlayışıyla “şaka oyunu” olarak lanse edilse de, aslında Amerikan şiddet kültürüne yönelik keskin bir hiciv niteliği taşıyor. Geliştiricilerin de dediği gibi: “Bu oyunu ciddiye almamanız rica olunur.” Peki, bu çılgın deneyim bugün hala oynanır mı? Gelin, Postal Dude’ın dünyasına dalalım ve bu kaos simülatörünü her yönüyle inceleyelim.

postal 2 oyun içi

Sadece Bir Pazartesi Macerası… Ya da Değil?

Postal 2’nin konusu, tipik bir video oyununun aksine, sizi dünyayı kurtarmaya veya galaksiyi fethetmeye davet etmiyor. Bunun yerine, ana karakterimiz The Postal Dude’un, normal bir insan gibi, bir haftalık basit ve sıradan görevlerini yerine getirme çabasına odaklanıyor. Pazartesi süt almanız, Salı para çekmeniz, Çarşamba kütüphaneye kitap vermeniz gerekiyor.

Oyunun ironisi ve mizahı tam olarak burada başlıyor. En basit görevler bile, The Postal Dude’un elinde tam bir kaosa dönüşüyor. Market kuyruğunda sabrınızın taşması, kedi maması ararken isyanın ortasında kalmanız veya bankada saatlerce beklemeniz, tüm bunların felakete dönüşmesi için yeterli oluyor. Kısacası, Postal 2’nin hikayesi, oyuncunun kendi eylemleriyle yazdığı, son derece değişken ve absürt bir senaryo sunuyor.

Arizona’nın En Psikopat Kasabası

Oyun, size her pazartesi günü için gündelik görevler veriyor ancak görevlerin sonucunu tamamen size bırakıyor. Bankadan para çekme görevi, sessizce sırada bekleyerek bitebileceği gibi, bankayı soyarak da sonuçlanabiliyor. Bu özgürlük hissi, Postal 2’nin neden bağımlılık yapıcı olduğunu açıklıyor. Oyuncular, kendi yaratıcılıklarını kullanarak en absürt senaryoları tasarlıyor ve bu da her oyunu benzersiz bir deneyime dönüştürüyor.

Postal 2’nin kaotik yapısı, benzersiz silahlarıyla tamamlanıyor. Oyunun cephaneliği, geleneksel tüfek ve pompalı tüfek gibi silahların yanı sıra, akıllara durgunluk veren absürt silahlar da içeriyor. En dikkat çekici olanlardan biri, kediler silahlara susturucu olarak kullanılıyor.

Oyunun dünyası, kaotik olduğu kadar canlı da oluyor. Şehirdeki her karakterle (NPC) etkileşime girebiliyorsunuz. Onlara konuşabiliyor, onlara küçük görevler verebiliyor veya onları sadece rahatsız edebiliyorsunuz. Bazı NPC’ler, size verdiğiniz tepkilere göre farklı davranıyor. Örneğin bir grup insanla kavga ettiğinizde, diğer gruplar ya size yardım ediyor ya da sizden korkarak kaçıyor. Böylece farklı tepkilerle oyun daha eğlenceli hale geliyor.

Teknik Performans ve Mod Desteği: Kaos Daha da Büyüyor

Postal 2, 2003 yılında piyasaya sürülmesine rağmen, geliştiricileri tarafından yıllar boyunca güncellendi ve modern bilgisayarlarda dahi sorunsuz şekilde çalışıyor. Oyunun teknik performansı, sunduğu açık dünya yapısına ve ekrandaki kaosa rağmen oldukça stabil deneyim yaşatıyor. Elbette yaşına bağlı olarak bazı ufak tefek aksaklıklar göze çarpabiliyor ancak bu durumlar oyunun genel çılgın atmosferine uyum sağlıyor. Oyunun hala aktif oyuncu kitlesinin bulunmasının en büyük nedeni ise güçlü mod desteği.

Oyunun temel paketi bile saatlerce eğlence sunarken, oyuncular tarafından oluşturulan devasa modlar sayesinde oyunun içeriği adeta sınırsız bir boyuta ulaşıyor. Özellikle resmi genişleme paketleri olan Apocalypse Weekend ve Paradise Lost gibi ek içerikler, oyuna yeni haritalar, silahlar ve görevler ekleyerek kaosun dozunu çok daha yukarıya taşıyor. Bu sayede temel oyunu bitirdikten sonra bile, yeni modlarla yüzlerce saat daha eğlenebiliyorsunuz.

Oyun Hakkında Çıkan Tartışmalar

Postal 2, çıktığı günden beri aşırı şiddet içerdiği gerekçesiyle eleştirilere maruz kalmış. Almanya, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi ülkelerde yasaklanmış, hatta ABD’de kongre tartışmalarına konu olmuştur. Ancak geliştiriciler oyunun şiddeti övmediğini, aksine onu absürt bir şekilde hicvederek eleştirdiğini savunuyor.

Oyunun en ikonik sloganı olan “It’s All About The Game” aslında bir uyarı niteliği taşıyor: Bu sadece bir oyun, ciddiye almayın. Postal 2, şiddeti o kadar abartılı hale getiriyor ki, aslında şiddetin ne kadar anlamsız olduğunu gösteriyor. Yapabildiğiniz eylemleri şiddeti cool olmaktan çıkarıp gülünç kategorisine alıyor.

Postal Dude’un maceralarına kendi imzanızı atmak istiyorsanız, ihtiyacınız olan güç bir Monster Notebook laptop!

Paylaş: