Genel

Bilgisayar Oyunu Oynamanın Faydaları Saymakla Bitmiyor!

Birtakım olumsuz gelişmeler neticesinde, genellikle günah keçisi ilan edilen ve ana haber bültenlerindeki “İşte bu bilgisayar oyunu, bir ailenin daha ocağına incir ağacı dikti!” temalı haberlere konu olan bilgisayar oyunları, yapılan araştırmalara göre birçok faydaya sahip. Sınırlı sayıda kişi üzerinde yapılan araştırmalarda, saf şiddet içerikli oyunların beyne belirli oranda zarar verdiği tespit edilse de bilgisayar oyunlarının genelinin problem çözme, el-göz koordinasyonu ve hafıza gelişimi gibi yararları olduğu, hazırlanan bilimsel makalelerle gözler önüne seriliyor. O hâlde gelin, bilgisayar oyunu oynamanın faydalarından bazılarına birlikte bakalım.

Tetris’le Travmatik Anılardan Kurtulun

1990’lı yıllara damga vuran ve o dönem herkesin ya el konsollarında ya da NES’lerde oynadığı Tetris’in, olumsuz olayların unutulması ve travmaların atlatılmasında etkili rol oynadığı tespit edilmiş. Molecular Psychiatry sitesinde yayınlanan makalede İngiltere’nin Oxford şehrindeki bir hastanenin ilkyardım departmanında trafik kazası nedeniyle bulunan hastalardan 37’sine 20 dakika boyunca Tetris oynatılmış, diğer 34 hastaya ise herhangi bir oyun verilmemiş. Bunun yerine bulmaca, okuma ve yazışma gibi faaliyetleri kayıt altında tutulmuş. Sonuç olarak Tetris oynayan kazazedelerin, trafik kazasına dair travmatik anları daha az hatırladıkları gözlemlenmiş.

Oyunlarla Disleksiye Elveda

Son dönemde TV kanallarında yayınlanan kamu spotları ve özellikle Aamir Khan’ın 2007 çıkışlı filmi “Taare Zameen Par” filmiyle disleksi rahatsızlığına karşı büyük bir farkındalık oluşsa da disleksinin oyunlarla iyileştirildiğine dair bir haber yoktu. Ta ki Cell’de yayınlanan makaleye kadar… Makalede, 7 ilâ 13 yaş arasındaki disleksi rahatsızlığına sahip çocukların, aksiyon oyunları oynayarak daha hızlı ve doğru okumaya başladığı belirtiliyor. Geleneksel yapıdaki, az eğlenceli ve çok zaman ayrılarak gerçekleştirilen okuma tedavilerine kıyasla daha başarılı olan oyun tedavisi, henüz hipotez aşamasında.

Bilgisayar Oyunları Sizi Daha Zeki Yapabilir

Bunu biz söylemiyoruz, PLoS One’da yayınlanan makale söylüyor. Daha önce video oyunu oynamamış beş gruba; aksiyon, bulmaca, gizli nesne bulma gibi oyun türlerindeki oyunlar, dört haftadan fazla süreyle günde bir saat boyunca oynatılmış. Hem aksiyon türü oyunları hem de aksiyon olmayan türlerdeki oyunları oynayanların kısa süreli hafıza, bilişsel fonksiyon gibi özelliklerinde gelişmeler tespit edilmiş.

Gelişmiş Grafikli Üç Boyutlu Oyunlarla Hafıza Kapasitenizi Arttırın

Kaliforniya Üniversitesi’ndeki araştırmacıların 2015 yılında gerçekleştirdikleri çalışmaya katılan 69 kişi, üçer gruba ayrılmış. İlk gruba, Super Mario 3D World oyunu iki hafta süreyle oynatılmış, ikinci gruba Angry Birds oynatılmış, üçüncü grup ise herhangi bir oyun oynamamış. Super Mario 3D World oynayanların hafıza temelli görevleri daha iyi yaptığı belirlenmiş, diğer iki grupta ise herhangi bir gelişme kaydedilmemiş. The Journal of Neuroscience’da  yayınlanan makalenin tamamı oldukça ilgi çekici.

Oyun Var, Acı Yok

American Pain Society kaynaklı yazıda, özellikle sanal gerçeklik yapısındaki oyunların, anksiyete ya da acı kaynaklı kronik rahatsızlıkların giderilmesinde etkili olduğu belirtiliyor. Güney Kaliforniya Üniversitesi’nden Jeffrey Gold’un ifadelerinin yanı sıra American Journal of Preventive Medicine’de yayınlanan makale de bu bulguları güçlendiriyor.

Oyun Oynayarak Beyninizi Gerçekten Geliştirin

Almanya’daki Max Planck Enstitüsü’nde yapılan araştırmaya katılan 24 kişiye, günde yarım saat boyunca ve iki ay süreyle Super Mario 64 oyunu oynatılmış. Bu 24 kişinin beyni, iki ayın sonunda MRI cihazıyla kontrol edilmiş ve katılımcıların; hipokampuslarının sağındaki gri maddede artış gözlemlenmiş. Ayrıca oyun oynamayan kişilerle kıyaslandığında, sağ prefrontal korteks ve beyinciklerinin de geliştiği tespit edilmiş.

Oyun oynamanın faydaları saymakla bitmiyor. İyisi mi kendinize uygun bir Monster Notebook alın ve bilgisayar oyunlarının tadını çıkarın. Size “Kocaman adam oldun, hâlâ oyun mu oynuyorsun?” diye soranlara da bu yazıyı okutun. 🙂

Kaynaklar:

1.) Molecular Psychiatry – https://www.nature.com/articles/mp201723

2.) Cell – https://www.cell.com/current-biology/abstract/S0960-9822(13)00079-1?_returnURL=http%3A%2F%2Flinkinghub.elsevier.com%2Fretrieve%2Fpii%2FS0960982213000791%3Fshowall%3Dtrue

3.) PLoS One – https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3596277/

4.) The Journal of Neuroscience – https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4682779/

5.) American Pain Society – https://www.medicalnewstoday.com/articles/188108.php

6.) American Journal of Preventive Medicine – https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3391574/

7.) Max Planck Enstitüsü – https://www.nature.com/articles/mp2013120

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir